Avrupa Konseyi: PKK Terörist Örgüt Değil

PKK, son dönemin sürekli kazanan tarafı olmaya devam etmektedir. Ahmet Davutoğlu’nun Suriye’de Esad rejimini devirmek için izlediği politikanın bir sonucu olarak, Suriye’nin kuzeyinde Kamışlı başta olmak üzere büyük bir bölgeyi kontrolü altına alarak ke

 
AKPM, Türkiye ile ilgili Fransız Senatör Josette Durrieu, tarafından hazırlanan raporu kabul etti.
Raporda sunulan ve 11’e karşı 150 oyla kabul edilen bir değişiklik önergesiyle, “PKK terör örgütü
değil”dir tespiti yapılmıştır. AKPM Türkiye Raportörü Josette Durrieu, AKPM’nin daha yürüttüğü
tartışmalarda “terör nedir” tanımı üzerine çoğunluk sağlanamadığını, bundan yola çıkarak “PKK terör
örgütü” kavramını kullanmanın tarafsız ve nötr bir yaklaşım olmayacağını iddia etmiştir. AKPM’nin bu
kararının Ahmet Türk’ün Avrupa’ya “PKK’yı terörist örgüt listesinden çıkarın” çağrısını yapmasından bir
hafta sonra alması ortamın ne kadar PKK lehine oluştuğunu göstermektedir.
Durrieu ayrıca rapordaki karar tasarısında “PKK terör örgütü” yerine “PKK Lideri Sayın Öcalan” ve
sınır dışına çekilen PKK’liler için ise “PKK eylemcileri” terimlerinin kullanılmasının daha uygun olduğunu
vurguladı.Rapordaayrıca "Ülkenin gelecekteki demokratik sistem ve meclis şeklini Türk kurumları ve
Türk halkı belirler" ifadesi yerine BDP’li milletvekili Ertuğrul Kürkçü'nün verdiği önerge sonucunda
"Türkiye vatandaşları ve kurumları" ifadesi kullanıldı.Bu noktada üzerinde durulması gereken bir yan
bilgide Deniz Baykal’ın rapora “evet” oyu verdiği ile ilgili Anadolu Ajansına dayanan bilgidir. Baykal,
raporun insan hakları ile ilgili genel yapısına “evet” oyu verdiğini ancak PKK ile ilgili ek önerilere ret oyu
verdiğini açıklamıştır. Öte yandan Dış İşleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun "Raporu okursanız, PKK'nın
faaliyetlerini terörist faaliyet olarak tanımlayan birçok cümlenin raporda yer aldığını görürsünüz" diyerek
raporu önemsememeye çalışması durumun vahametini ortadan kaldırmamaktadır. Dış İşleri Bakanı
Ahmet Davutoğlu, "AKPM'nin bu raporu PKK'nın terörist listesinde olup olmamasını etkileyecek bir rapor
değil. Gündemi de gerekçesi de o değil. Dolayısıyla bundan özel bir anlam çıkarmaya çalışmak doğru
değil ama biz gerekli tepkiyi uygun usullerle her zaman verdik ve veriyoruz” dese de PKK’nın önemli bir
kazanım elde ettiği görülmektedir.
Bu noktada sorulması gereken soru şudur: PKK ile müzakerelerin herhangi bir nedenle başarısız
olması ve kesilmesi durumunda AKP Hükümeti tekrar terörle mücadele sürecini nasıl başlatacaktır.
Güneydoğu Anadolu’da halkı tekrar devlet yanında yer almaya, binlerce korucuyu tekrar PKK ile

savaşmaya nasıl ikna edecektir.